İngilizcede günün saatine uygun selam ver, resmî ve samimi vedalaşmaları ayırt et. Hâl hatır sormayı ve kısa cevaplar vermeyi dinleyerek, konuşarak öğren.
İngilizcede selamlaşırken günün saatine uygun bir ifade seçebilirsiniz. Aşağıdaki üç ifade de kibardır; resmî ortamlarda ve günlük hayatta rahatlıkla kullanılabilir.
| İngilizce ifade ve okunuşu | Türkçe anlamı |
|---|---|
| Good morning. /ɡʊd ˈmɔrnɪŋ/ |
Günaydın. |
| Good afternoon. /ɡʊd ˌæftərˈnun/ |
İyi günler. |
| Good evening. /ɡʊd ˈivnɪŋ/ |
İyi akşamlar. |
Good morning, sabahın erken saatlerinden yaklaşık öğlene kadar kullanılır. Good afternoon, öğle saatlerinden akşamüstüne kadar uygundur. Good evening ise akşamüstünün ilerleyen saatlerinden veya akşamın başlangıcından itibaren kullanılır.
Bu saatler kesin sınırlar değildir. Önemli olan, günün hangi bölümünde olduğunuza uygun bir selamlaşma ifadesi seçmektir. Türkçede “İyi günler” sözünü ayrılırken de kullanabiliriz; burada Good afternoon, karşılaştığınız kişiyi selamlamak için kullanılıyor.
Günün saatini düşünmeden kullanabileceğiniz selamlaşma ifadeleri de vardır. Seçiminizi, karşınızdaki kişiyle aranızdaki yakınlığa göre yapabilirsiniz.
| İngilizce ifade ve okunuşu | Türkçe anlamı |
|---|---|
| Hello. /həˈloʊ/ |
Merhaba. |
| Hi. /haɪ/ |
Selam. |
| Hey. /heɪ/ |
Selam. |
Hello, hem resmî hem de samimi ortamlarda kullanılabilen, genel bir selamlaşma ifadesidir.
Hi, günlük konuşmalarda çok yaygındır ve daha samimi bir söyleyiştir.
Hey, çok daha samimi bir ifadedir. Genellikle zaten tanıdığınız kişilere söylenir. Türkçedeki “Hey!” seslenişi gibi düşünmeyin; burada amaç birini selamlamaktır.
Selamlaşma ifadesinden sonra kişinin adını veya hitabını söyleyebilirsiniz. Sıralama selamlaşma ifadesi + ad şeklindedir:
Hello, Mr. Lee.
/həˈloʊ ˈmɪstər li/
Merhaba, Bay Lee.
Hi, Anna.
/haɪ ˈænə/
Selam, Anna.
Yazarken selamlaşma ifadesiyle adın arasına virgül koyun. İlk örnekteki Mr., erkeklere soyadlarından önce kullanılan “Bay” hitabıdır.
Selamlaştıktan sonra karşınızdaki kişinin nasıl olduğunu sormak için şu ifadeyi kullanabilirsiniz:
How are you?
/haʊ ɑr ju/
Nasılsın? / Nasılsınız?
Bu soru kibar, yaygın ve hem resmî hem de günlük konuşmalara uygundur. İngilizcede aynı ifade, Türkçedeki “Nasılsın?” ve “Nasılsınız?” sorularının ikisini de karşılayabilir.
Bu soruya genellikle kısa bir cevap verilir. Aşağıdaki kalıplarda yer alan adjective, sıfat demektir. Yani bu bölüme nasıl olduğunuzu anlatan bir sözcük gelir; adjective sözcüğünü cevabınızda söylemezsiniz.
I’m + adjective, thanks.
/aɪm + ˈædʒɪktɪv, θæŋks/
… durumdayım, teşekkürler.
Daha kısa bir cevapta I’m bölümünü kullanmadan da nasıl olduğunuzu söyleyebilirsiniz:
Adjective, thanks.
/ˈædʒɪktɪv, θæŋks/
…, teşekkürler.
Teşekkür ettikten sonra aynı soruyu karşınızdaki kişiye de yöneltebilirsiniz:
I’m + adjective, thank you. And you?
/aɪm + ˈædʒɪktɪv, θæŋk ju. ænd ju/
… durumdayım, teşekkür ederim. Ya sen? / Ya siz?
Buradaki thanks ve thank you, teşekkür etmek için kullanılır. Thanks, günlük konuşmada sık kullanılan daha kısa bir ifadedir.
Aşağıdaki cevapların hepsi günlük konuşmada yaygındır. Türkçe karşılıkları birbirine yakın olsa da kişinin kendini ne kadar iyi hissettiğini farklı biçimlerde anlatabilirler.
I’m good, thanks.
/aɪm ɡʊd, θæŋks/
İyiyim, teşekkürler.
Good, thanks.
/ɡʊd, θæŋks/
İyiyim, teşekkürler.
İkinci cevap, ilkinin daha kısa biçimidir. Türkçede de “Ben iyiyim” yerine yalnızca “İyiyim” diyebilmemiz gibi, burada da kısa cevap yeterlidir.
I’m fine, thank you.
/aɪm faɪn, θæŋk ju/
İyiyim, teşekkür ederim.
I’m okay, thanks.
/aɪm oʊˈkeɪ, θæŋks/
Fena değilim, teşekkürler.
Pretty good, thanks.
/ˈprɪti ɡʊd, θæŋks/
Gayet iyiyim, teşekkürler.
Not bad, thanks.
/nɑt bæd, θæŋks/
Fena değilim, teşekkürler.
Karşınızdaki kişinin de nasıl olduğunu sormak için sorunun tamamını tekrarlamanız gerekmez:
And you?
/ænd ju/
Ya sen? / Ya siz?
Günlük Amerikan İngilizcesinde How are you? çoğu zaman selamlaşmanın alışılmış bir parçasıdır. Bu nedenle genellikle kısa bir cevap beklenir. Konuştuğunuz kişiyle birbirinizi iyi tanıyorsanız veya karşınızdaki kişi daha fazla bilgi istiyorsa daha ayrıntılı cevap verebilirsiniz.
Ayrılırken kullanacağınız ifadeyi de ortamın resmiyetine ve karşınızdaki kişiyle yakınlığınıza göre seçebilirsiniz.
| İngilizce ifade ve okunuşu | Türkçe anlamı |
|---|---|
| Goodbye. /ˌɡʊdˈbaɪ/ |
Hoşça kalın. |
| Have a good day. /hæv ə ɡʊd deɪ/ |
İyi günler. |
| Have a good evening. /hæv ə ɡʊd ˈivnɪŋ/ |
İyi akşamlar. |
| Good night. /ɡʊd naɪt/ |
İyi geceler. |
Goodbye, genel bir vedalaşma ifadesidir. Ayrılırken karşınızdaki kişiye gününün veya akşamının iyi geçmesini dilemek için şu cümleleri kullanabilirsiniz:
Have a good day.
/hæv ə ɡʊd deɪ/
İyi günler.
Have a good evening.
/hæv ə ɡʊd ˈivnɪŋ/
İyi akşamlar.
| İngilizce ifade ve okunuşu | Türkçe anlamı |
|---|---|
| Bye. /baɪ/ |
Hoşça kal. |
| See you. /si ju/ |
Görüşürüz. |
| See you later. /si ju ˈleɪtər/ |
Sonra görüşürüz. |
Good night, gece bir yerden ayrılırken veya yatmaya giderken kullanılır. Normalde birini karşılamak ya da selamlamak için kullanılmaz. Akşam karşılaştığınız birini Good evening ile selamlayabilir, gece ayrılırken Good night diyebilirsiniz.
Goodbye her durumda doğru bir seçimdir. Ancak günlük konuşmada Bye ifadesine göre daha resmî gelebilir veya daha uzun süreli bir ayrılık hissi verebilir. Bye ise günlük, samimi vedalaşmalarda daha yaygındır.