İngilizce Evcil hayvanlar (Pets)

Evcil hayvanlar konulu İngilizce kelimeleri ve örnek cümleleri keşfedin; kedi, köpek, kuş, balık ve daha fazlası için bakım, veteriner, mama, tasma, kafes ve sahiplenme gibi günlük hayatta sık kullanılan ifadeleri öğrenin.

Kelime Bilgisi

İngilizce Yazılış Türkçe

A1

pet pɛt
pet
evcil hayvan
cat kæt
ket
kedi
dog dɔɡ
dog
köpek
fish fɪʃ
fiş
balık
bird bɝd
börd
kuş
rabbit ˈræbɪt
rebit
tavşan
mouse maʊs
mavs
fare
hamster ˈhæmstɚ
hemstır
hamster
turtle ˈtɝtəl
törtıl
kaplumbağa
puppy ˈpʌpi
papi
yavru köpek
kitten ˈkɪtən
kitın
yavru kedi

A2

goldfish ˈɡoʊldˌfɪʃ
govldfiş
japon balığı
guinea pig ˈɡɪni ˌpɪɡ
gini pig
gine domuzu
parrot ˈpærət
perıt
papağan
snake sneɪk
sneyk
yılan
lizard ˈlɪzɚd
lizırd
kertenkele
frog frɔɡ
frog
kurbağa
rat ræt
ret
sıçan
cage keɪdʒ
keyc
kafes
aquarium əˈkwɛriəm
ıkveriım
akvaryum
fishbowl ˈfɪʃˌboʊl
fişbovl
balık fanusu
bowl boʊl
bovl
kase
collar ˈkɑlər
kalır
boyun tasması
leash liʃ
liş
gezdirme kayışı
litter ˈlɪtɚ
litır
kedi kumu
litter box ˈlɪtɚ ˌbɑks
litır baks
kedi tuvaleti
pet food ˈpɛt ˌfud
pet fud
evcil hayvan maması
toy tɔɪ
toy
oyuncak
treat trit
trit
ödül maması
owner ˈoʊnɚ
ovnır
sahip
vet vɛt
vet
veteriner
feed fid
fid
beslemek
brush brʌʃ
braş
fırçalamak
groom ɡrum
grum
bakım yapmak
train treɪn
treyn
eğitmek
walk wɔk
vok
gezdirme
trick trɪk
trik
numara
adopt əˈdɑpt
ıdapt
sahiplenmek
bark bɑrk
bark
havlamak
meow miˈaʊ
miav
miyavlamak
purr
pör
mırıldanmak

B1

canary kəˈnɛri
kıneri
kanarya
parakeet ˈpɛrəˌkit
perıkit
paraket
budgie ˈbʌdʒi
baci
muhabbet kuşu
gerbil ˈdʒɝbəl
cörbıl
gerbil
ferret ˈfɛrət
ferıt
gelincik
breed brid
brid
ırk
fur
för
kürk
whisker ˈwɪskɚ
viskır
bıyık
paw
po
pati
claw klɔ
klo
pençe
kennel ˈkɛnəl
kenıl
köpek kulübesi
carrier ˈkæriɚ
keriır
taşıma çantası
crate kreɪt
kreyt
taşıma kafesi
harness ˈhɑrnəs
harnıs
göğüs tasması
muzzle ˈmʌzəl
mazıl
ağızlık
doghouse ˈdɔɡˌhaʊs
doghavs
köpek kulübesi
cat tree ˈkæt ˌtri
ket tri
kedi ağacı
scratching post ˈskrætʃɪŋ ˌpoʊst
skreçing povst
tırmalama direği
chew toy ˈtʃuː ˌtɔɪ
çu: toy
çiğneme oyuncağı
kibble ˈkɪbəl
kibıl
kuru mama
shelter ˈʃɛltɚ
şeltır
hayvan barınağı
rescue ˈrɛskju
reskyu
kurtarmak
foster ˈfɔstɚ
fostır
geçici yuva olmak
pet sitter ˈpɛt ˌsɪtɚ
pet sitır
evcil hayvan bakıcısı
tag tæɡ
teg
kimlik etiketi
microchip ˈmaɪkroʊˌtʃɪp
maykrovçip
mikroçip
vaccination ˌvæksəˈneɪʃən
veksıneyşın
aşılama
veterinarian ˌvɛtərəˈnɛriən
vetırıneriın
veteriner hekim
flea fli
fli
pire
tick tɪk
tik
kene
scratch skrætʃ
skreç
tırmalamak
shed ʃɛd
şed
tüy dökmek
wag wæɡ
veg
sallamak
fetch fɛtʃ
feç
getir
spay speɪ
spey
kısırlaştırmak
neuter ˈnutɚ
nutır
kısırlaştırmak
housebreak ˈhaʊsˌbreɪk
havsbreyk
tuvalet eğitimi vermek

B2

cockatiel ˌkɑkəˈtil
kakıtil
sultan papağanı
chinchilla tʃɪnˈtʃɪlə
çinçilı
çinçilla
iguana ɪˈɡwɑnə
igvanı
iguana
gecko ˈɡɛkoʊ
gekov
geko
tarantula təˈræntʃələ
tırençılı
tarantula
betta ˈbɛtə
betı
beta balığı
hermit crab ˈhɝmət ˌkræb
hörmıt kreb
keşiş yengeci
reptile ˈrɛpˌtaɪl
reptayl
sürüngen
amphibian æmˈfɪbiən
emfibiın
amfibi
domesticated dəˈmɛstəˌkeɪtəd
dımestıkeytıd
evcilleştirilmiş
exotic ɪɡˈzɑtɪk
igzatik
egzotik
enclosure ɪnˈkloʊʒɚ
inklovjır
muhafaza alanı
bedding ˈbɛdɪŋ
beding
altlık
substrate ˈsʌbˌstreɪt
sabstreyt
taban malzemesi
grooming ˈɡrumɪŋ
gruming
bakım
training ˈtreɪnɪŋ
treyning
eğitim
obedience oʊˈbidiəns
ovbidiıns
itaat
socialize ˈsoʊʃəˌlaɪz
sovşılayz
sosyalleştirmek
deworm diˈwɝm
divörm
parazit tedavisi yapmak
declaw diˈklɔ
diklo
tırnaklarını aldırmak
spaying ˈspeɪɪŋ
speying
dişi kısırlaştırma
neutering ˈnutərɪŋ
nutıring
erkek kısırlaştırma
rabies ˈreɪbiz
reybiz
kuduz
distemper dɪˈstɛmpɚ
distempır
gençlik hastalığı
heartworm ˈhɑrtˌwɝm
hartvörm
kalp kurdu
parasite ˈpɛrəˌsaɪt
perısayt
parazit
veterinary ˈvɛtərəˌnɛri
vetırıneri
veterinerlik
pedigree ˈpɛdəˌɡri
pedıgri
soy ağacı
purebred ˈpjʊrˌbrɛd
pyurbred
safkan
crossbreed ˈkrɔsˌbrid
krosbrid
melez
mixed-breed ˌmɪkstˈbrid
mikstbrid
karma ırk
temperament ˈtɛmprəmənt
temprımınt
mizaç

C1

husbandry ˈhʌzbəndri
hazbındri
hayvan yetiştiriciliği
zoonosis ˌzoʊəˈnoʊsɪs
zovınovsis
zoonoz
behaviorist bɪˈheɪvjərɪst
biheyvyırist
davranış uzmanı
desensitize diˈsɛnsəˌtaɪz
disensıtayz
duyarsızlaştırmak
counterconditioning ˌkaʊntɚkənˈdɪʃənɪŋ
kavntırkındişıning
karşı koşullandırma
euthanasia ˌjuθəˈneɪʒə
yutıneyjı
ötanazi
euthanize ˈjuθəˌnaɪz
yutınayz
ötanazi yapmak
brachycephalic ˌbrækisəˈfælɪk
brekisıfelik
brakisefalik
whelping ˈwɛlpɪŋ
velping
doğum
overbreeding ˌoʊvɚˈbridɪŋ
ovvırbriding
aşırı üretim

Örnek Cümleler